ARDAHAN İL ÇEVRE VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ

KÖŞE YAZILARI

>>> Sessiz Adımlarla Yaklaşan Ürkütücü Gerçek: Küresel Isınma

Küresel ısınma:

Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanusların ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Dünyamız sürekli artan bir sıcaklık eğilimine girmiş olup bu artış son 20 yıl içerisinde en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Dünyanın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 0,6 (± 0,2) oC artmıştır.

 

Küresel ısınmanın nedenleri:

Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının etkili olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, subuharı, metan, azot oksit ve ozon gazları dünyada sıcaklığı yeryüzünde tutarlar. Bu gazlar olmasaydı diğer gezegenlerde olduğu gibi dünyamız gündüzleri aşırı derecede ısınır geceleri son derecede soğurdu. Sera etkisi yapan karbondioksit, metan azot oksitler ve kloroflorkarbonlardan özellikle karbondioksit, güneşten gelen enerji tutarak sıcaklığın artmasına neden olan en önemli gazdır. Atmosferdeki karbondioksit, yeşil bitkilerin fotosentez olayında ve litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle atmosferden çekilmekte ise de bu mekanizmaların üstünde karbondioksit salınımı dünyamız üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.

 

Bugüne nasıl gelindi:

> Günümüzde sera gazlarının artmasını sağlayan en önemli etkenler, başta sanayileşmeye bağlı olarak petrol, doğal gaz, kömür gibi karbon içeriği yüksek yakıtların kullanılmasıdır. II. Dünya savaşından sonra dünya nüfusu 2 kat, buna karşılık enerji kullanımı 4 kat artmıştır. 1958 yılındaki atmosferdeki 315 ppm/m3 karbondioksit oranı 2004’de 379 ppm/m3 olmuştur. ABD Dünya nüfusunun %4’üne sahipken karbondioksit üretiminin %25’ini gerçekleştirmektedir.

> Herhangi bir orman bölgesindeki ormansızlaşma, buharlaşmayı artırmaktadır. Buna bağlı olarak fotosentez de kullanılan güneş enerjisi boşa harcanmakta ve bitkilerin biyokütlesinde karbon birikimi olamadığından atmosferdeki karbondioksit oranı artmaktadır.

> Sulama alanlarından ve yapay göllerden atmosfere dahil olan su buharı sıcaklığın tutulmasına, dolayısıyla sıcaklık artışına yol açmaktadır.

> Nüfusu birkaç milyonu bulan ve sanayinin geliştiği kentlerde hava kirliliği ve sıcaklık çevreye göre son derece yüksektir. Kentlerde kullanılan fosil yakıtlar, bu kirliliğin ana kaynağıdır.

> Azot oksit, spreylerden kaynaklanan kloroflor karbonlar, soğutucu sistemleri vb. kullanılan gazlar atmosferdeki ozon katını tahrip ederek, ozon katının incelmesiyle ultraviyoleyi artırmaktadır.

> Ortaya çıkan iklim değişimlerinin bir diğer nedeni de atmosferde yüzer halde bulunan toz parçacıklarıdır. Bu toz parçacıkları hem güneşten gelen sıcaklığı tutmakta hem de bunları dağıtarak tekrar yansıtmaktadır.

 

Küresel ısınmanın gelecekte yapacağı etkiler:

> İklimlerdeki değişmeler, ekosistemleri çeşitli seviyeler etkileyecek ve sıcaklık ve yağışın artması halihazırdaki ekosistemlerin alansal değişmesine yol açabilecektir.

> İklim değişimleri insan sağlığı üzerine doğrudan ve dolaylı etkileri olacak, sıcaklığın artmasına bağlı olarak sinir sistemi, astım ile kalp ve solunum hastalıklarında artış olabilecektir. Ayrıca şiddetli sel ve fırtınaların oluşturacağı tahribat ve bulaşıcı hastalıklardan milyonlarca insan etkilenecektir. Yine sıcaklık artışına bağlı olarak sinek, virüs, bakterinin aşırı çoğalması bulaşıcı hastalıklara zemin hazırlayacaktır.

> Canlıların yaşadığı ortamlar değişecek, sıcaklığın artışı ile canlıların verimliliği ve dağılışı değişiklikler olacaktır. Sıcaklığın +3 oC artışıyla bitki örtüsü bulunduğu konumdan 500 m. daha yüksek seviyeye ilerleyecektir.

> Sıcaklık artışının iklim değişmesi üzerindeki en önemli etkilerinden biri, orta kuşaktaki sıcak hava ile kutuplardaki soğuk hava kütleleri sık aralıklarla birbirine doğru ilerleyecek olmasıdır. Bu durum şiddetli fırtınalara ve sağanak yağışlara yol açacaktır.  

 > Küresel ısınmaya bağlı olarak deniz seviyesinde yükselme kıyı ortamlarını etkileyecektir. Kıyı kenarındaki sulak alanlar, körfez-koylar ile tatlı su akiferleri tuzluluk riski altında kalacak artan sel ve fırtınalar kıyı ortamındaki doğal dengenin altüst olmasına yol açacaktır.

 

Sonuçlar:

> 20.Yüzyılda küresel ısınmaya bağlı olarak, kuzey yarım kürenin orta ve yüksek kesimlerinde yağış miktarı %5-10 dolayında artmıştır. Subtropikal gölgelerde ise %3 oranında azalmıştır.

> 1960’lı yıllardan beri kuzey yarım kürede kar örtüsünün yayılış alanı %10 azalmıştır.

> Tropikal bölgelerde şiddetli fırtınalar artmıştır.

> Karbondioksit miktarının artışına bağlı olarak küresel ısınma devam edecektir.

> Deniz seviyesindeki yükselme 1 m.ye ulaşacaktır.

> Sıcaklık ve yağıştaki değişme bazı canlı türlerini ve toplulukları ile bunların dağılışını etkileyecektir.

> 2080’li yıllarda kıyıdaki sulak alanların %20’si deniz seviyesi yükselmesinden dolayı ortadan kalkacaktır.

 

Şubat 2007 tarihli BM Raporu:

Konu ile ilgili Birleşmiş Milletler raporu, Fransa'nın başkenti Cannes'da açıklanmıştır. Raporda küresel sıcaklık artışının olası etkileri aşağıdaki biçimde özetlenmektedir.

+2 derece: Su sıkıntısı başlayacak, Kuzey Amerika'da kum fırtınaları tarımı yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek. Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek. Mercan kayalıkları yok olacak. Gezegendeki canlı türlerinin yüzde 30'u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

+ 5 derece: Denizler 5 m. Yükselecek, Deniz seviyesi ortalaması 70 metre olacak. Dünyanın yiyecek stokları tükenecek.

+ 6 derece: Göçler başlayacak, Yüz milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek.

 

Doğu Anadolu Bölgesinde küresel ısınma sonucu meydana gelebilecek değişmeler:

Küresel ısınmadan dolayı tabiri caizse en karlı çıkan bölge olacaktır. Şöyle ki sıcaklıktaki artış, bu bölgemizde ilkbahar sonu ve yaz başlarında vuku bulan konveksiyonel, yani yeryüzünün ısınmasıyla ısınarak yükselen hava kütlesinin oluşturduğu yağışların artmasını sağlayacak ve böylece bölge daha fazla yağış alacaktır. Sıcaklık ve yağışın artması buradaki cayır otlarının daha fazla gelişmesine, üretimin artmasına yol açacaktır. Büyüme mevsimi uzayacak, bitkiler şimdiki durumuna göre 10 gün kadar önce uyanacak, yeşerecek çiçeklenecektir. Doğu Anadolu otlakları daha gür otlarla kaplanacaktır.

Buna karşın, yağmur gölgesinde kalan Malatya, Erzincan ve Iğdır Havzaları, günümüzden daha sıcak ve kurak bir iklimin etkisine girecektir. Özelikle Iğdır Ovası tam bir çöl görünümüne bürünecektir.

 

Küresel ısınmaya azalmak için neler yapılmalı:

> Her yere ağaçlar dikilmelidir. Çünkü, havadaki karbondioksiti alarak organik madde üreten en büyük kaynak ormanlardır.

> Teknolojik aletler dünyaya zarar vermeyecek şekilde yenilenmelidir.

> Yeni teknolojik aletler dünyaya zarar vermeyecek şekilde yapılmalıdır.

> Dünyaya zarar verenler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

> Kentleşme durdurulmalıdır.

> Sanayi, dünyaya zarar vermeyecek şekilde yapılmalıdır.

> Enerji tasarrufu yapılmalıdır. Bunun için toplu taşımacılığa önem verilmeli arabalar vb. doğal gaz, buhar gücüyle veya güneş enerjisiyle çalışanlarının da üretilmesi gerekmektedir.

> Düşük enerji tüketen aletler kullanılmalıdır.

> İsraf yapılmamalıdır (su,elektrik vb.)

> Çevremizi temiz tutmalıyız.

> Sularımızı gerekli zamanlarda ve yerlerde kullanmalı, dikkatli olmalıyız.

> Kloroflor içeren spreyler son derece az kullanılmalıdır.

 

Kenan ÖZTÜRK

AGM-ORKÖY-DKMP Şube Md.V.

 

Kaynaklar:

> Prof.Dr. H.C. İbrahim ATALAY, Orman Mühendisleri Odası Dergisi Sayı: 10-11-12/2008

> Vikipedi, özgür ansiklopedi